bugünlük hatıratım ve düşüncelerim konulu yazıyı okuyacaksınız birkaç saniye sonra. eğer ben bu başlığı hemen bitirirsem tabiyki.bitirmezsem yazıyı bir geç okuyacak, belki de okumaktan vazgeçeceksiniz.umrumda mı? tabiyki hayır! sen oku diye yazmıyorum bunları ben.günlük tutmuyorum çünkü, o yüzden buraya yazıyorum bunları. günlük tutsaydım oraya böyle yazamazdım hem.yazıyı okumana az kaldı. son üç son iki son son son ve son.
bugün güneş, ışınlarını kapalı olan gözümün içine sokarak uyandırmaya çalıştı beni. kalkanımı kullandım hemen; yorganımı başıma çektim.
ayaklarımı yorgandan dışarı çıkardım sonra, hava durumunu ölçtüm; hava sıcaktı.
babam geldi, ‘hadi kalk, saat onbir oldu’ dedi; halbuki saat ondu.
gözümü açtım; güneş gözümü acıttı. tekrar gözümü açtım, canım yandı ama canımı yakan güneş değil, gözümün üzerindeki o ‘şey’ di. onun adı ‘şey’, çünkü ne olduğunu bilmiyorum ve yarına kadar da bilmek istemiyorum.çünküsü yokmuş,canım öyle istemiş.
kahvaltı yaparken babam ‘bugün hava mangal kokuyor’ dedi ve ben mesajı aldım. zaten bugün evden çıkmamak lazımdı.
canım çikolata istiyor; evde evdiğimden kalmamış.
canım mısır ve prinç patlağı istiyor; en sonuncusunu dün akşam ablam yedi.
annem burda olsa ’senin canım dayak istiyor bence’ derdi.
n’apıcaktım ben ya?
This entry was posted on Pazar, Şubat 14th, 2010 at 12:55 and is filed under add katagori canım. You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed. You can leave a response, or trackback from your own site.